31 Mayıs 2010 Pazartesi

Twilight: Eclipse (Tutulma)’nin Altı Yıldızı İle Röportaj



Twilight: Eclipse (Tutulma)’nin Altı Yıldızı İle Röportaj

Yvonne Villarreal, Pazar Takvimi köşesinin bu seferki uzun bölümünde “The Twilight Saga: Eclipse (Tutulma)” ‘nın derinliklerine iniyor. Birlikte savaşan aileler birlikte kalırlar. En azından Cullen’lar için durum bu şekilde oluyor.
“Bella’ya olan sevgimizden dolayı bütün aile savunmasız bir durumdayız” diyen Esme Cullen’ı canlandıran Elizabeth Reaser “Eğer o iyi değilse biz de iyi değiliz” şeklinde sözlerine devam ediyor.
Geçmişte, topa vurduklarında çıkan şiddetli sesin duyulmasını engelleyebilmek için klanın sadece fırtınalı havalarda baseball oynayabildiklerini gördük. Ve yakışıklı Edward’larının kız arkadaşı olarak evlerine gelen ve insan olan Bella’yı iyi ağırlayabilmek için insan gibi davranmaya çalıştıklarını seyrettik.
Stephenie Meyer’in en çok satan kitaplarından uyarlanan seride baş vampir Dr. Carlisle Cullen’ı canlandıran Peter Facinelli “Bu sefer onların gerçek vampir yüzlerini göreceksiniz” diyor.
Film, “Hard Candy” ve “30 Days of Night” filmlerin arkasındaki huysuz yapımcı David Slade tarafından yönetiliyor. Eğer fragmana dikkatlice bakılırsa, filme daha karanlık bir duyarlılık kattığı kesin.
Hale kardeşlerin de içinde bulunduğu soluk benizli Cullen ailesinden daha başka ne isteyebiliriz? İşte size seyirci kitlesinin hikaye ve onun karakterlerinden neler bekleyebileceklerine dair aktörlerin söyledikleri;
Emmett Cullen’ı oynayan Kellan Lutz “Bu söylediklerimi not edin, beyler bu sefer kız arkadaşlarını da getirecekler” diyor. “Daha çok savaş, daha çok etkileyici yetenek gösterileri var. Biraz daha ürkütücü… Şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici kostümler… Harika. Müzik muhteşem. Her şey gerçekten tek kelimeyle büyüleyici. Göreceğim için çok heyecanlıyım, aynı zaman fanların göreceği için de çok heyecanlıyım. Efektler çok etkileyici. Yeni doğanlar ordusunun girdiği ana savaş sahnesinde olduğu gibi biraz acayip… Demek istediğim rol kestiğimiz, kurguladığımız yaratıkları sahnede seyrediyoruz. Yani bunun sahnede canlandığını görmek çok etkileyici. Kovalama sahnesinde koşu bandında koşmak harika. Vampir hızında koşuyormuş gibi görünmek için gerçekten hzlı giden bir kamyon tarafından çekiliyorduk. Bunu ekranda görmek, destansı gibi görünüyor.”
Facinelli: “Bana göre Carlisle seride gerçekten önemli bir karakter.Carlisle çok şefkatli ve o bu filmde çok fazla kişiyi öldürmesi gerekiyor. Hatta ben onun hakkında şöyle bir espri yapıyorum,o kötü adamları öldürdükten sonra,o kafasının içinde üzgün olduğunusöylüyor.Ve,biliyorsun,o sakin ve aklı başında brisi.O ailenin temeli.Alice’ın geleceği görmesi ve Edward zihinleri okuyabiliyor olmasıyla çok fazla bilgiye sahip olan ve bunlarla ne yapılacağına karar verebiliyor.Bu üçüncü filmde,o bilgilerin hiç birisine sahip değil.Bu yeteneklerden sağlanan bilgilerin hiçbirisi gelmediğinden bir yerde gözü kapalı karar vermek zorunda kalıyor.”
Robert Pattinson (Edward Cullen): Denizaşırı uzaklarda son filmi “Bel Ami” nin çekimlerine katılan aktörle güçlükle yapılan telefon görüşmesi yapılan işin zorluklarını kanıtlıyor. Öylesiye aşık Edward’dan daha ne isteyebiliriz? Fragman gösteriminde Bella’ya, onu sonsuza kadar her an seveceğine dair söz veriyor. Bella’nın vampir olma isteği karşısında hala kararsız. Onu Victoria’dan korumaya kararlı. Onun sevgisi için Jacob’la yarış halinde. Ooo, ihtiyar delikanlı bir vampirin hayatı.
Reaser: “Esme hala bir vampir. O hala tüm gün boyunca insanları öldürmek istiyor. Çok da gün ışığına çıkmamış bu vampir tarafı ile yüzleşmesi gerçekten ilginç oluyor. Ailesi tehlike altında ve bu anne ayıyı ortaya çıkartıyor.”
Ashley Greene (Alice Cullen): “Evet, o gerçekten çok hassas, ama bazende burnu hava da, Alice her film ile daha tedirgin olmaya başlıyor. Ailesiyle ve sevdikleriyle uğraşan bu vampirler karşısında onun biraz sertleştiğini göreceksiniz. Bu seyirciye bir hatırlatma kizaman zaman kendimizi dizginlememize rağmen, bizler hala vampirleriz ve tehlikeli konumdayız. Bu filmde Alice’in karanlık ve tehlikeli yüzünü göreceksiniz.
Kellan Lutz (Emmett Cullen): “Filmde baştan sona Emmet’in yüzünde bir gülümseme göreceksiniz. O kavga etmeyi çok seviyor ve bu filmde de fazlasıyla kavga var. Bu filmdeki rolü diğer filmlerdekinden daha fazla olacak.”
Nikki Reed (Rosalie Hale): “Onun tüm davranışlarının nedenlerini göreceksiniz.Ben hayranların onun hissettiğini anlayacaklarını düşünüyorum.İşte budan bir parça da ‘New Moon’ oldu.Hayranlar onun hassas tarafını biraz daha görücek. Daha aklı başında tarafını. Daha mantıklı tarafını. Ve onun arzusu ailesine yardım etmek için. Bu sefer, O bir katılımcıdan çok daha fazlası olacak. O sağ kalanlardan olucak. Bu onun ailesi. Bu nedenle eğer Bella’yı korumak demek ailesini korumak anlamına geliyorsa o bunu yapacak.”
Jackson Rathbone (Jasper Hale): “Bu filmde Jasper’ı diğerlerinden ayıran ve onu bu kadar sert yapan ve aile içerisinde daha sessiz kalmasına yol açan nedenleri öğreneceksiniz. Fanları’ın Eclipse’de Jasper’ın hikayesi’nin bir kısmını görebilicek. Bütün İç Savaşı dişli ve her şey giymek zorunda olarak bu filmde Jasper’ın yumuşak ve karanlık iki tarafını göreceksiniz.”

5 Nisan 2010 Pazartesi

Bella&Edward Cizim

Bunu yapmak 1 saatten fazla surdu ama sanirim yaptigimi degdi
Orjinal Resim



















Benim yaptigim cizim



















Yorumlarinizi bekliyorum

11 Mart 2010 Perşembe

Tutulma Fragman

Tutulmanin fragmanini gormek icin

www.alacakaranlikruzgari.tk ' ye tikla

19 Şubat 2010 Cuma

Alacakaranlik Cizgi Roman Oluyor


‘Alacakaranlık’ çizgi roman oluyor
Romandan filme, filmden çizgi romana... Stephanie Meyer'in yazdığı ve sinemaya da uyarlanan 'Twilight/ Alacakaranlık' şimdi de çizgi romana uyarlanıyor.

22 Ocak 2010 Cuma


‘Alacakaranlık’ çizgi roman oluyor
Romandan filme, filmden çizgi romana... Stephanie Meyer'in yazdığı ve sinemaya da uyarlanan 'Twilight/ Alacakaranlık' şimdi de çizgi romana uyarlanıyor.
ANKARA - Stephanie Meyer'in tanınmış roman serisinden beyaz perdeye aktarılan 'Twilight/Alacakaranlık', çizgi roman olarak sevenleriyle tekrar buluşacak.
İtalyan La Stampa gazetesinde yer alan habere göre, iki bölüm olarak hazırlanması öngörülen eserin 350 bin adetlik ilk baskısı Amerikan Yen Press yayınevi tarafından İngilizce olarak 16 Mart tarihinde piyasaya sunulacak.
Koreli çizer Young Kim'in kaleminden çıkan eser, sonbahar aylarından itibaren 16 dile çevrilecek.
Özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiği eser, 17 yaşındaki bir kızla bir vampirin aşk hikayesini anlatıyor. (ntvmsnbc)

Kristen Stewart ve Robert Pattinson Roportaji


Artık Bella ve Edward hakkında her şeyi biliyoruz. Ama gerçektek hayatta Kristen ve Robert nasıl?
Kristen: Bella normal bir kız ve ben de kendimi odlukça normal hissediyorum. Disney filmlerini ve ürünlerini seviyorum.
Robert: Ben de kesinlikle normalim. Bazen biraz geyik olabiliyorum. Her gün aynı şeyleri giyiyorum, çamaşır makinesini nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum. Sıkılıyorum. Okumayı, film izlemeyi ve piyano çalmayı seviyorum. Bir de çok utangacım.
Ünlü olup da utangaç olmak zor olmalı?
Robert: Daha küçükken bile çok utangaçtım. Benim için alış-veriş yapmak bile bir mücadele gerektiriyordu. Birnin bana gelip onu gerçekten beğendiğin mi diye sormasıyla mücadele edemiyordum ve bu yüzden alış-veriş yapamıyordum. Bunu dışında müzik marketler dışında hiçbir yere giremiyordum. Orada ne yapacağımı biliyorum ve o yüzden iyiydim.
Birer çocuk olarak nasıldınız küçükken?
Robert: Okulda hiçbir zaman asi değildim. Her zaman kötü takımın yanında olmaya çalışıyordum ama günün sonunda yine yalnız oluyordum.
Kristen: “The Safety Of Objects” filmini yaptığımda herkes bana bu çocuk kendinden çok emin o küçük bir yıldız şeklinde yaklaşıyorlardı. Ama hiçbir zaman ilginin merkezi olmak istememiştim.
Buna rağmen her zaman ünlü olmak istedin?
Kristen: Hiçbir zaman ben ünlü olmak istiyorum diyen bir çocuk olmadım. Hiçbir zaman oyuncu olma merakım yoktu. Ama imzamı sürekli çalışıyordum, çünkü kalemleri seviyordum. Her şeyin üstüne kendi adımı yazıyordum.
Eğer oyuncu olmasaydınız ne olmayı düşünürdünüz?
Robert: Hiçbir fikrim yok. Sanırım üniversiteye gider ve ortalama bir şekilde üniversiteyi bitirirdim.
Kristen: Okula geri dönmeyeceğim. O yapıya tekrar giremem. Ama öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmayacağım. Yazmak istiyorum.
Robert: Bazen oyunculuğun canı cehenneme diye düşünüyorum. Ama sonra fark ediyorum da bir ayakkabıcıda çalışabilirdim. Oyunculuk kesinlikle daha havalı.
İkinizde mükemmel gözüküyorsunuz peki kendinizle ilgili sevmediğiniz şeyler var mı?
Kristen: Kulaklaırmın boyutu konusunda rahatsızım, birazcıkta leylek gibiyim. Sıska ve uzun.
Robert: Her zaman korkunç saçlarım oldu.Harry Potter’da Twilight’da ve normal hayatta..
Seni fark edilir kılan saçların mı?
Kristen: Kesinlikle, rob nereye giderse gitsin tanınıyor ama ben öyle değilim.
Robert: Filmde olduğum gibi gözüktüğümü düşünmüyorum ama her zaman çok çabuk fark ediliyorum. Hiçbir zaman sen Robert mısın demiyorlar. Sadece fotograf çektirebilir miyiz diyorlar.
Kristen: Tamamen saçlardan. Uzunsun ve hep gözüküyorsun. Ben öyle değilim. Belki de Twilight’ın benim ilk büyük filmim olmasından kaynaklanıyordur.
Twilight ile birlikte gelen hayran kitlesini nasıl dengede tutuyorsunuz?
Kristen: Bu tamamen olumlu bir şey, ama aynı zamanda bunaltıcı da. Kendimizi bunun çok dışında hissediyoruz. Bunu biz yaratmadık.
Robert: Değişik şehirlere gidiyorsunuz bir sürü insan çığlıklar atıyor ve bu benim işm diye düşünüyorsunuz. Ama neden çığlık attıklarını bilmiyorum.
New Moon çıktğında daha da kötü olacak. Evden sadece kılık değiştirerek çıkabileceksiniz
Robert: hahaha ! Bunu bazen deniyorum ama o zaman daha dikkat çekici hale geliyorum. Bir şapka ve bir güneş gözlüğüyle gecenin bir yarısı dışarıda durmak ! Ama hızlı koşmayı öğrendim xD
Kristen Robert’ı öpmek nasıl bir şey?
Kristen: Harika. Robert’ı öpmeyi seviyorum.
Robert: Ama ben onu öldüreye çalışıyorum.
Gerçek hayattaki erkek arkadaşın olan oyuncu Michael Angarano, Robert’ı kıskanıyor mu?
Kristen: O Göz dağı veren biri değil, filmi çok seviyor.
Edward Bella için her şeyi yapabilir. Peki Robert sen aşk için ne yaparsın?
Robert: Aşk için dağa tırmanabilirim.
Bir dedikoduya göre sizin gerçek hayattada bir ilişkinz vardı, ama yürüyemedi.Oldu mu böyle bir şey?
Robert: Gazatelere göre biz hala beraberiz.
Kristen: Hayır, Rob ve ben çok iyi arkadaşız. Birlikte çok iyi vakit geçiriyoRuz ve birbirimize çok yakınız. Çok iyi bir dost edindim ve bu çok iyi ama Robert Pattinson için sevgilimi terk etmem.

Safak Vakti Film


Twilight Examiner‘dan Amanda Bell bugünkü yazısında bu konuya açıklık getirmiş;
Alacakaranlık serisinin 4. Kitabı olan Şafak Vakti “hakları satın alınmış hikaye”den “senaryo” aşamasına geçti, ki bu Melissa Rosenberg’in çok meşgul bir bayan olduğu anlamına geliyor.
Haftalarca bizler sevgili Alacakaranlık karakterlerimizin hikayesinin bu bölümünün (pek çok Alacakaranlık hayranı bunun en önemli bölüm olduğunu düşünebilir) beyaz perdeye aktarılıp, aktarılmayacağını konuştuk.
Şimdi rahatlayabiliriz gibi görünüyor. Şafak Vakti artık IMDb Pro’da “hakları satın alınmış hikaye” listesi yerine “senaryo” listesine geçmiş bulunuyor ve “çekimlerine 2010 yılı ilkbaharı sonlarında başlanması planlanıyor.”
Prodüksiyon planları, açıkçası, Alacakaranlık serilerinin prodüksiyonları için yapılan hızlandırılmış çalışmalar ile, tam zamanında işliyor. (pek çok karakterin fiziksel özelliklerinin, onları canlandıracak oyuncular sayesinde değişmeyeceği gerçeği, hepimizin bildiği gibi, en ağır eleştirileri yapanları bile rahatlatıyor) Filmin çekilmesindeki olası engellere rağmen, Summit Entertainment ve Alacakaranlık Serisi: Yeni Ay ve Tutulma filmlerinin arkasındaki iyi insanlar hayranların pek çoğunun serinin tamamlanmamasından oldukça rahatsız olacakları gerçeğinin bilincine vardılar.
Şafak Vakti’ni beyazperdede görmeyi dileyenler için Alacakaranlık Serisi: Şafak Vakti’nin durumunun değişmesi iyi haber. Ama halen bu haberin doğrulanması yolunda bir adım daha var, bizler konu hakkında resmi bir basın açıklaması görmeden söylenti üzerine söylenti üretileceğe benziyor.
Konu ile ilgili haberlerin birinde, Summit Entertainment hakkındaki yakın tarihli bir makalede, Alacakaranlık, Yeni Ay ve Tutulma’nın prodüksiyon ve dağıtımından sorumlu firma Şafak Vakti’nin de filme çekilmesinin gerekliliğini kabul ettiklerine değinerek, Şafak Vakti’nin şu anki durumu hakkında bize ipucu verdiler.
Şimdi işin en zor (en azından, şimdiye kadar ki deneyimlerimizden sonra) kısmı: filmi kim çekecek? Catherine Hardwicke, Chris Weitz ve Dalid Slade gibi birbirlerinden çok ayrı bireysel tarz ve vizyonu olan üç yönetmenden sonra, Şafak Vakti’nin dümeninde kim olacak?

Robert Pattinson Roportaji 3


Twilight/Alacakaranlık" filmi sizi bir gecede yıldız yaptı.Bu filmdeki rol size nasıl gelmişti ?Tamamen tesadüf, şans meselesi.Amerika'daki menajerim "Çoktandır buralara gelmedin"diyerek beni Londra'dan Los Angeles'a çağırdı.Ben de gidip bazı oyuncu seçmelerine katıldım."Alacakaranlık"da bunlardan biriydi ama rolü alabileceğimi hiç düşünmemiştim.Hele filmin bu kadar büyük bir proje haline geleceğini,hiç.Hatta o aralar oyunculuğa olan ilgimi kaybetmiştim,daha çok müzikle ilgilenmek istiyordum."Alacakaranlık" takıntılı bir aşkı konu alıyordu.Hiç böyle bir şey yaşadınız mı?Evet. Yıllar boyu aynı kıza takılıp kalmıştım.Ama ona hiç açılmadım,çünkü aslında çok utangaç biriyim.Ama zaten bence bu,aşlın en güzel hali:Hiçbir şeyin ters gitme ihtimali yok! Yıllar sonra duygularımı anlattığımda kız çok şaşırdı,çünkü onca zaman birşey fark etmemiş.Onun sayesinde oyunculuğa başladım diyebilirim.
Nasıl onun sayesinde ? Biraz açıklayabilir misiniz ?
Kız bir tiyatro kulübüne üyeydi.Tabii bende üye oldum.15-16 yaşlarındayken sahne arkalarında çalıştım.Oyuncu olmak gibi bir amacım yoktu.Ta ki "Song and Dolls" adlı müzikal sahneye koyulana kadar.Şarkı söyleyebileceğim bir rol vardı,beni büyüledi.Halbuki topluluk önünde daha önce topluluk önünde hiç şarkı söylememiştim.Maalesef rolü alamadım,onun yerine Kübalı dansçı olarak sahneye çıktım.Sonraki oyunda başrolü kaptım gerçi,ama o da boyum uygun olduğu içindi.O oyunun içindeki bir menajer benimle sözleşme yaptı.İlk filmim Reese Witherspoon'un rol aldığı "Vanity Fair"di.Sonra da Cedric olarak "Harry Potter"da rol aldım.
Nasıl kadınlardan hoşlanırsınız ?
Belli bir tipim yok.Ama biraz çılgın insanları sevdiğimi söyleyebilirim.
Ruh ikizi olayına, mükemmel çiftlerin varlığına inanıyor musunuz ?
Var olduğunu umuyorum.Ama henüz gençken karşıma çıkması beni korkutur.Çünkü birçok yanlış yapabilirim.
Nasıl bir aileden geliyorsunuz ?
Babam Yorkshire'da doğmuş.70'li yıllarda Londra'ya taşınmışlar.Hemen hemen her işi yaptı, ama çoğunlukla taksi şoförüydü.Annem bir manken ajansında muhasebecilik yapıyordu.Ablalarımla benim düzgün ve anlaşılır konuşmamıza çok dikkat ederdi.Annem de. babam da, düzgün konuşursanız insanların size daha iyi davranacağına inanırdı.
Normal bir gününüz nasıl geçiyor ?
Los Angeles'tayken bütün gün senaryo okuyup telefonun çalmasını bekliyorum.Hobim bile yok.Oldukça sıkıcı bir hayatım olduğunu söyleyebilirim.
İngiltere'de bir müzik grubunuz yok muydu ?
Birkaç yıl önce vardı.Şarkı söylemeyi hâlâ seviyorum.Birkaç kez Los Angeles'taki kulüplerde sahneye çıktım, ama biri kameraya çekmiş, kendimi bir anda internette bulunca işin bütün eğlencesi kaçtı.Şimdi etraf biraz sakinleşene kadar beklemek zorundayım.Sonra yeniden mikrofona sarılabilirim.Eski blues şarkılarını seviyorum.John Lee Hooker'a, hele Van Morrison'a tapıyorum.
"Alacakaranlıkın film müziklerinde sizin de şarkınız var.Bu nasıl oldu ?
Bir arkadaşımla yaptığımız o şarkıyı kaydetmek istiyorduk.Olmadı.Ama yönetmen "Never Think" adlı şarkıyı çok beğenip soundtrack'e aldı.
"Hayattaki en büyük tutkunuz nedir ?Çalışırken kendimi tamamen rolüme kaptırıyorum.Başka hiçbir şey beni ilgilendirmiyor.Oyunculuk benim hayatım.
Genc kızların sana sanki bir rockstarmıssın gibi ilgi göstermeleri kendini nasıl hissettiriyor?
Bu büyük bir gurur.Bu ilgiye sahip olmamın aslında benimle hicbir alakası yok.Onların ilgisi canlandırdıgım rüyalarındaki mükemmel adam Edward'a.
Fanların seninle aynı fikirde mi?

Bu bir fenomen,hic sonu yokmus gibi ve beynim daha bunun karsılastırmasını bitirmedi.Her seferinde fanlara bakıyorum ve garip geliyor.Meksika'da,İtalya'da ve simdi Amerika'da nerde ilerlersem insanların reaksiyonu cığlıklar oluyor.
Hic garip bir fan diyaloğun var mı?

Bir kız toplulugu evimin önünde duran arabama kücük notlar bırakmıstı.İlkinde ''ben garip biri degilim ama lütfen beni ara.''diye bir not.Sonraki günde ''lütfen beni reddetme'' ve daha sonrada ''eger beni reddetmeye devam edersen kendimi öldürürüm(fakat ben garip degilim tamam mı ?)'' diye bir not bırakmıstı.
Edward rolüne nasıl hazırlandın?
James Dean'in Rebel'deki performansından ilham aldım.Çünkü düsündüm ki bu stil bir vampire uyarlandıgında gercekten eglenceli olacaktı.Vücut dilimi biraz değistirdim,cok fazla koştum,boks yaptım iki ay boyunca günde iki saat ve dürüstce söylemeliyim hayatımda hic bukadar fit olmamıstım.Tuhaf yanı da sporda hic iyi olmamamdı.
Kristen ile ilişkin nasıldı?

Kristen harika biri ve sende ilk olarak telefonunu almalıyım dürtüsü uyandırıyor.Fakat kendimi sunu hatırlamaya zorladım,yüzde 90 olarak perdede ne yapacagıma,nasıl rol yapıcagıma.Karakteri onunla yaratma yönteminde oldukca eğlendim.Sahnelerimiz hakkında konusarak tüm gecemizi harcadık ve sonraki gün görüsümüz hakkındaki noktaları savunduk.Bu yaratma enerjisi aramızda cok özel bir bağ yarattı.